28 Şubat 2012 Salı

Koku

Kokusuz insanlar vardir bilir misiniz?

Bilmezsiniz cunku onlari ayirt etmeyi "gormeyi" tercih etmessiniz. O kadar cok insanin kokusu sinmistir ki ustune kokusuzdur o artik. Hem herkes gibi hersey gibi kokar uzaktan, hemde bir okadar kokusuz tanimsizdir yakindan...

Kokusuz insanlar tanidim. Kokumu calmaya calistilar...

25 Şubat 2012 Cumartesi

Hangimiz once olucez

Yillardir en cok sordugum soru oldu sevdiklerime. Hep uff sacmalama cevabiyla susturuldum.
Hep sorup durmadik mi cocuklugumuzdan basladi hersey;

İlk kim bitiricek yemegini

İlk kim opusecek
İlk kim sevisecek
İlk kim evlenecek
İlk bebek kimin olacak

İlk kim olecek

Canimizi acitiyor ama bilmeli ilk hangimiz

21 Şubat 2012 Salı

yalnızlık

Yalniz birakmiycam seni... Ne cok duydum bu lafi. Bir kisiden degil hemde. Yalniz birakmayacak olanlar onlara en cok alistigim anda kanima etime islediklerinde beni yapayalniz birakip gitmeyi marifet saydilar belki. Yavas yavas icime giren mutsuzluk beni kendine alistirmaya baslamisken ta tatataaamm gene bir balon kahraman karsimda " seni asla yalniz birakmayacagim" ooooffff bi siktirin gidin ya

20 Şubat 2012 Pazartesi

Bu gece icimdeki cocuga sarilip uyudum....

Cok zamandir yalnizdi. Cok zamandir oteki. Beni sevsinler diye onu sevmemeyi ogretirken hayat anladimki beni ben yapani sevmeden yasayamiyorum. Tutundugum duslere sirt cevirmeden yasamak icin icimdekine sarildim bugun.

4 Şubat 2012 Cumartesi

sistanbuuul

kiss me_six pence none the richer                Evet yetişemiyorsunuz bana ve ben yavaşlayamıyorum. Umurumda mı? Uzun süre umurumda oldu. Çok uzun süre. Sonra dedim ki bırak. Vardır senin gibi koşmayı bilen birileri..
                Ne zaman karnımda kelebekler uçuşsa o kelebekleri bağırsaklarıma yollamayı biliyor hayatımı aptal peri masallarına dönüştüren adamlar. Mutlu başlayan masallarıma boklu sonlar ekliyor; yaşamaya devam ediyorum.  Aslında kendimi de anlamıyorum günlerce o adam için ölen, onsuz nefes bile alamayan ben ansızın banane yeaaa bokumu yesin diyip onu hayatımdan siliyorum. Hiç var olmamalarına hiç  yok olmalar eklemek gibi..
Bir anda hiç dokunulmamış hissetmeye başlıyorum. Bütün anılar siliniyor en çamaşır sulu haliyle.. Hafıza sıfırlanıyor, bomboş bir hiçlik. Etimden kanımdan izleri siliniyor, ağzımdan tatları gidiyor  ve ben Hissizleşiyorum.
                Kendimi en çok bu zamanlarda kuvvetli hissediyorum. Ne kadar ruhsuzsam o kadar güçlüyüm. Sonra geriye dönüp dönüp diyorum ki kendime aslında iyi birşeydim ben. Neden neden. eksik ama ne neden eksik. Belkide fazla. Tuzu fazla biberi az bir yemek gibi bir şey.. Tam değil belki de herşey çok fazla belki de ben fazlayım.
                Bugüne kadar kimseye kızmadım yargılamadım. Biliyorum herkesin yaşadığı ve yaptığı herşeyde kendine göre bir mantığı bir sebebi var. Sadece bazen canım acıyor, neden kendinize bunları yapıyorsunuz diyorum. Nefes alın yaşayın hissedin, kapamayın kapılarınızı. Ve beklenen oluyor, ben kapılarımı kapamayı öğreniyorum...
Teşekkürler Türkiye bana sıradan olmayı öğrettiğin için....
                                                                              Ocak 2012-Sistanbulll

korku

En çok gördüğüm rüya yüzünü hiç görmediğim bir insanın kafasını boş bir odada su dolu bir lavaboya batırışım, tırnaklarımı bogazına geçirmem ve suyun kanın rengini almasını, onun son nefeslerini vermesini dinlemek . Bu o kadar güzel bir duygu ki başım dönüyor kendimi alamıyorum. Suratımda aptal bir gülümseme. Sadece çok güzel. Korkuyorum.